Gündem yoğun diye zannedilmesin ki Akın Gürlek’in tapuları unutuldu. Mıh gibi aklımızda mıh!
Özgür Özel nasıl ayarlarıyla oynadıysa toparlayamıyorlar bir türlü. Kendine gazeteci diyen ‘gazetecimsiler’ hep bir ağızdan Genel Başkanı istifaya çağırıyor. Her kim bu düzende hukuksuz işlere çanak tuttuysa, aparat olduysa hesabını verecek. O hiç gelmeyecek sandığınız günler gelecek.
Adam gelmiş Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında “monarşi” güzellemesi yapıyor. Yaparsa Akp yapar!
Bu ülkede asrın felaketi dedikleri “asrın ihmali” yaşandığında yer yerinden oynamalıydı. Bu ülkede Kartalkaya Otel Yangını olduğunda yer yerinden oynamalıydı. Bu ülkede ormanlar, göller talan edildiğinde insanlar evlerine girmemeliydi. Bu ülkede “Gezi’ye” daha çok sahip çıkılmalıydı. Gezi, bu
Bu kadar sahipsiz bırakılmış bir eğitim düzeninin, bu kadar denetimsiz bir kamusal alanın, bu kadar çürümüş bir yönetim anlayışının payını es geçip suçu havaya, çağa, dijital dünyaya atmak asıl sorumluları korumaktır!
Türkiye tipi Cumhurbaşkanlığı sistemi çürümüşlüğün resmidir. Türkiye tipi Cumhurbaşkanlığı sistemi derhal terk edilmelidir.
Çökmediğiniz bir Üsküdar kalmıştı çünkü! Lanet olsun düzeninize.
İBB Davası'nın 17. günü sona erdi İşte duruşmadan öne çıkan ayrıntılar👇 www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/cumh...
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB Davası'nın 17. gününde tansiyon yükseldi: 'Haddinizi bildiririz'
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB Davası'nın 17. duruşması görüldü. Duruşmada söz alan Duruşma Savcısı ve Ekrem İmamoğlu arasında gerginlik yaşandı. Savcı, İmamoğl...
cumhuriyet.com.tr
Partiye göre değişen ahlak, kişiye göre değişen hukuk, döneme göre değişen vicdan olmaz. Adalet isteniyorsa ölçü tektir!
İsmail Arı’nın da Alican Uludağ’ın da neden tutuklu olduğunu biliyoruz. Çünkü bu gazeteciler, çoğunluğun gördüğü ama ses çıkarmadığı gerçekleri, meslekleri gereği “ama Kral Çıplak” deme cesaretini gösterdikleri için tutuklular. Alican’a da İsmail’e de özgürlük!
Aslında bugün yaşananlar, Hans Christian Andersen’in 1837’de yayımladığı The Emperor’s New Clothes (İmparatorun Yeni Giysileri) masalından çok da farklı değil. O dönem “Kral Çıplak” deyimiyle ifade edilen hakikat, bugün karşımıza bir başka ifadeyle çıktı. “No King” Açıkça ortada olan bir
FETÖ’yü bu ülkenin başına bela edenler, “parsel parsel Ankara’yı sattı” denilen düzenin sahipleri, “beraber yürüdük biz bu yollarda” diyenler, “ne istediler de vermedik” diye övünenler, kozmik odanın kapısını açanlar, sonra da çıkıp “kandırıldık” diyerek işin içinden sıyrılanlar pür-ü pak; Ama
Türkiye siyaseten geçmişte yine karanlık dönemler gördü ama siyasetin bu kadar arsızlaştığı, ölçüsüzleştiği ve utanmazlaştığı bir dönemi gerçekten az gördü.
Kendinize bu kadar güveniyorsanız, çıkıp paşalar gibi “aktifim bu, pasifim bu, bütün malvarlığım da budur” dersiniz! Bu kadar basit. Bir yandan malvarlığı meselesini sisin içine sokup, öbür yandan ağzınızla “talimat aldım” diye itiraf ediyorsunuz. 20 yılı geçti diye kendinizi “sorulamaz,
Nedense “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan” gözaltına alınan gazeteci/muhabirler hep muhalif ya da tarafsız olanlar. İBB davası için iddianame hazırlandığı süreçte, onlarca “yanıltıcı” bilgiyi sayfa sayfa, ekran ekran yayan sözüm ona gazetecilere tek bir gözaltı yapıldı mı? HAYIR!
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, bu akşam Halk TV’de “Özel Röportaj” programının canlı yayın konuğu oluyor. Türkiye’nin gündemini ve gerçekleri doğrudan kendisinden dinleyeceğiz. 17 Mart Salı (BUGÜN) Saat: 20.00 Halk TV
Tüm hikaye bundan ibaret. Kibirlerinden önlerini göremez hale geldiler. Sonuçta onları da yenecek biri çıkınca hazmedemediler.
2 saattir muhallebili kadayıf yapmaya çabalıyorum. Hayatı bu kadar sevmeli miyim? emin değilim. Not: Hiç de kolay değil. 2-3 aşamalı bir tarif 🥲
“O tek kişinin mertliği varsa bu insanları bırakır tek başına benimle mücadele eder.” Ekrem İmamoğlu 09.03.2026
Bakın dünyanın hiçbir yerinde Tayfun Kahraman’a yapılan muameleyi açıklayamazsınız. Hakkındaki tutukluluk kararının “adaletle”, “hukukla” zerre alakası yok. Az çok bu konularda okumuş, fikir sahibi olan herkes aynı şeyi söyler. Sırf kendilerinden değil diye, sırf birilerinin hırsı-egosu tatmin olsun
Durumu şöyle özetleyeyim arkadaşlar. Bir futbol maçı düşünün ki, artık HAKEM de oyunun içinde :)
Siyasi atmosfer bu atamayla daha da sertleşir, herkes vaziyet alsın.