Bal arısı gördüm, çok tatlıydı, biraz başını okşamak istedim, elimi soktu. Üç gündür şişkinliği ayrı dert oldu kaşıntısı ayrı. Yanlış yaptı.
Yeni yazım: Metalciler, Şamanlar ve Şeytanlar Melbourne merkezli Khan’ın son stüdyo albümü vesilesiyle Şamanizmde yeraltı âleminin hâkimi olarak bilinen Erlik hakkında girişilen bir araştırma ve Erlik’in “kimliği” tartışmasından çıkarılan beş ders üzerine... manifold.press/metalciler-s...
Metalciler, Şamanlar ve Şeytanlar
Melbourne merkezli Khan’ın son stüdyo albümü vesilesiyle, Şamanizmde yeraltı âleminin hâkimi olarak bilinen Erlik hakkında girişilen bir araştırma ve Erlik’in “kimliği” tartışmasından çıkarılan beş de...
manifold.press
Bu tren yolculuğu çok kötü geçiyor. Ters koltuğa oturdum, yanımda bir sığır var, ağrıdan başım çatlıyor ama en kötüsü kulaklığım bozuldu. Oysa blues her tür sorunu çözerdi. Bu tren yolculuğu çok kötü geçiyor.
Kestim bileti. İstanbul'dan bir süre uzaklaşmak istiyorum.
Litvanya'dan dönen kardeşim kendi küçüğüne dizüstü bilgisayar, bana da likörlü çikolata almış. Demek ki beni daha çok seviyor.
Geze geze çalışıyorum. Bu kez durak İstoç. On gün daha gezdirirler en çok, bu kadarı yeterli.
Libre'ye yazdım. Kitaplarla Otoportre. librekultur.com/kitaplarla-o...
Kitaplarla otoportre |
Dışarıdan bakınca kafası karışık görünen şu darmadağın kitaplığım, aslında benim bu hayattaki en tutarlı yanım olabilir. Kurucu yanılmalarımın, beklenmedik kaynaşmalarımın ve kimseyle paylaşamadığım o...
librekultur.com
Zelal Dicle Baz'ın Misafir Evinde Ölmek öykü kitabı üzerinden metin, yazar ve okur ilişkisini tartıştım. Oggito'ya teşekkür ederim. oggito.com/icerikler/mi...
Misafir Evinde Ölmeyi Bekleyen, Çağdaşım Demiryolu Hikâyecileri
Misafir Evinde Ölmeyi Bekleyen, Çağdaşım Demiryolu Hikâyecileri
oggito.com
Annem sabah anahtarı almamı söyledi, kapıda kalırmışım yoksa. Anahtarı aldım ama iş yerinde unuttum. Sonuç, kapıda kaldım.
Kedinin yanında bir kara böcek ve bir de küçük top vardı. Böceğe tiksintiyle bakıp onu sırt üstü çevirdi, sonra top oynama başladı. Böceğin doğrulmak için çırpınıp durmasından zevk alıyormuş gibi bir hali var, arada dönüp bakıyor. Sinir bozucu gıcık kedi.
Libre Kültür’e yazdım, Haiku Dergisi Salyangoz üzerine, bana kattığı, düşündürdüğü ve elbette hissettirdiği duyguyla. “Karanlıkta çakılan bir kibrit, bir solukdönümü haikular ve Salyangoz” librekultur.com/karanlikta-c...
Karanlıkta çakılan bir kibrit, bir solukdönümü haikular ve Salyangoz |
Sayfalar kapandığında, onca şey öğrenmeme karşın zihnimde beliren soru: acaba nesnelere bakarken, onların hikâyesini haiku dilinde okuyabilecek miyim bundan sonra? İnsana benzeyen insanlar, hayvana be...
librekultur.com
Konunun fotoğrafla bir ilgisi yok elbette :) open.substack.com/pub/hasanorh...
Yazı İşi Böyledir Biraz
ya da gecikmenin hasadı...
open.substack.com
Çayı şekersiz içtiğimi söyleyince şaşıran insanlar görüyorum hâlâ. Az önce biri "nasıl yaaaa" dedi. İlk defa gördü herhalde.
Bu hafta okuduklarımdan kalanlar. open.substack.com/pub/hasanorh...
DERKENAR - 3
Bir dergi bülteni...
open.substack.com
On dakika önce ayaklarımda bir şey yokken şimdi on yerinde böcek ısırığı var, öyle bir kaşınıyor ki tüm odağımı üzerinde topluyor. Ne oldu, hangi böcek ne ara geldi de ısırdı bir fikrim yok. Yakalarsam affetmem.
Bu kez Ötüken Neşriyat vakası üzerine. open.substack.com/pub/hasanorh...
Dikkat Çekmenin Sefaleti
Ötüken Neşriyat vakası...
open.substack.com
Kahvemi içtim, şimdi sahildeyim. Kitap bitmedi ama en azından yazıyı bitirdim. Fena sayılmaz. Geriye kalan güneşin batışını izlemek diyeceğim de yine çok ters kaldık birbirimize. Zaten şu denizin üstünde ya bir gemi olacaksın ya da altında bir balık. Ulan bari bir sevgili olsaydı. Böyle çok sıkıcı.
Evde otur otur bunaldım, çıktım ama bu kez de aç olmadığım halde kebapçıya oturdum, kalkamıyorum yerimden. Sahile gideyim, bir kahve içeyim, şu kitabı bitireyim istiyorum. Bu kadar zor olmamalıydı.
Altı gün çalışmaktan nefret ediyorum. Sözde yedi buçuk saat mesai, bir buçuk saat mola ama dört saat de trafikte geçiyor. Birkaç ay daha dişimi sıkayım da sonra belki gider biraz da şarap fabrikasında çalışırım, keyifli olabilir.
Dut diyorum ağaçtan, biri yanımdan geçerken yıkamadan yeme dedi. Ulan dut yıkanır mı hiç, kafayı mı yediniz?
İlkini yazdım :) substack.com/@hasanorhan/...
DERKENAR - 1
Dergi Sayfalarından Notlar
substack.com
Geçenlerde bir yazı okumuştum, sabah sabah onu hatırlamaya çalışıyorum ama yok, sanki uçup gitti. Bundan böyle haftalık bülten yapacağım o hafta içinde severek okuduğum yazılardan kısa bir seçmeyle. Belki başkasının da işine yarar, ben de not almak zorunda kalacağım için çarçabuk unutmam böylece.
Manyak Bakkal'ın anısına... Manifold'a teşekkür ediyorum. manifold.press/manyak-bakkal
Manyak Bakkal
« Bakkal dükkânının sadece bir ticarethane olmadığı, oranın aynı zamanda bir şahsiyet alanı olduğuna inanan bir adam için indirilenin basitçe bir kepenk olduğunu düşünemezdim. İlgimi çeken de buydu. »
manifold.press
Geçenlerde bir yazı okumuştum, sabah sabah onu hatırlamaya çalışıyorum ama yok, sanki uçup gitti. Bundan böyle haftalık bülten yapacağım o hafta içinde severek okuduğum yazılardan kısa bir seçmeyle. Belki başkasının da işine yarar, ben de not almak zorunda kalacağım için çarçabuk unutmam böylece.
Yazmak istemezdim... Libre'ye teşekkür ediyorum. librekultur.com/sigisamayanl...
Sığışamayanların mecrası: Parşömen’in vedası ve parçalanan edebiyat kamusu üzerine |
Parşömen’in “disiplinli” bir yayın politikası gütmek gibi özel bir gayesi bulunmuyordu. Onun gücü tam tersine, aylaklığından geliyordu. İnşaatta iskelede mola veren bir işçinin ayaklarını sallaya sall...
librekultur.com
Onlar yolun sonunda, biz yolun başındayız! Safımız milletle birdir. Millet bizimle beraberdir.
Bakırköy'den bir kareyle katkıda bulunayım, hem ne ağacı olduğunu da öğrenirim Duygu Hanım'dan :)
bu mayıs dinginliği de bendeniz "dağlı"dan.