Hasan Orhan

@hasanorhan.bsky.social

fabrika işçisi

Kedinin yanında bir kara böcek ve bir de küçük top vardı. Böceğe tiksintiyle bakıp onu sırt üstü çevirdi, sonra top oynama başladı. Böceğin doğrulmak için çırpınıp durmasından zevk alıyormuş gibi bir hali var, arada dönüp bakıyor. Sinir bozucu gıcık kedi.

On dakika önce ayaklarımda bir şey yokken şimdi on yerinde böcek ısırığı var, öyle bir kaşınıyor ki tüm odağımı üzerinde topluyor. Ne oldu, hangi böcek ne ara geldi de ısırdı bir fikrim yok. Yakalarsam affetmem.

Kahvemi içtim, şimdi sahildeyim. Kitap bitmedi ama en azından yazıyı bitirdim. Fena sayılmaz. Geriye kalan güneşin batışını izlemek diyeceğim de yine çok ters kaldık birbirimize. Zaten şu denizin üstünde ya bir gemi olacaksın ya da altında bir balık. Ulan bari bir sevgili olsaydı. Böyle çok sıkıcı.

Bild

Evde otur otur bunaldım, çıktım ama bu kez de aç olmadığım halde kebapçıya oturdum, kalkamıyorum yerimden. Sahile gideyim, bir kahve içeyim, şu kitabı bitireyim istiyorum. Bu kadar zor olmamalıydı.

Altı gün çalışmaktan nefret ediyorum. Sözde yedi buçuk saat mesai, bir buçuk saat mola ama dört saat de trafikte geçiyor. Birkaç ay daha dişimi sıkayım da sonra belki gider biraz da şarap fabrikasında çalışırım, keyifli olabilir.

Geçenlerde bir yazı okumuştum, sabah sabah onu hatırlamaya çalışıyorum ama yok, sanki uçup gitti. Bundan böyle haftalık bülten yapacağım o hafta içinde severek okuduğum yazılardan kısa bir seçmeyle. Belki başkasının da işine yarar, ben de not almak zorunda kalacağım için çarçabuk unutmam böylece.

Kırıkkanat kılıç artığı deyince onurunu savunanların ahını alıyor bugün. Milyonlarca insanın yıllardır korumaya çalıştığı gururunu, herşeye rağmen söz getirmemeye çalıştığı namusunu AKP uğruna tek kalemde hiç etmesini biz kaldıramıyoruz, bu adam nasıl kaldırıyor, aklım almıyor.