hafif abi
@hafifabi.bsky.social
günde bir kere yanlış zamanı gösterir. milàttan önce mekteb-i mülkiye'den mezun oldu. emekli reklam yazarı. kitapları filan var diyorlar.
bir arkadaşımız zaman zaman bana kızıyor. bu kez kızgınlığı taşma noktasına gelmiş. burası bir gazete, dergi, tv kanalı veya benzeri bir mecra değil. bir nevi kişisel günlük. kimse burayı takip etmek zorunda değil. beğenmek, aynı fikir, duygu ya da tutumda olmak zorunda değil. ⬇️
bugün bir yılı daha eskitmiş oldum. onun şerefine kendime verdiğim armağanı sizinle paylaşıp öyle gideyim.
üstüne tıklanmazsa tam görünmüyor uzunluğundan dolayı. * doktor kuşatmasından bir iki günlüğüne kaçmayı başarabildim :)
dört günlük mini molam bitiyor. kendinize iyi bakın. ne zaman dönebileceğimi bu kez pek kestiremiyorum.
platon'un mağarasına elektrik tesisatı döşenecek. yakın gelecekte ise kentsel dönüşüme gireceği bildirildi.
o taş devri adamıyla o karanlık figürün yeni parti'de ne işi var?!
bir kuş, kafesini aramaya çıktı. murphy, kafka'nın kulağına birşeyler fısıldadı. duyabildiğim kadarıyla, kafesin kapağının anahtarı kayıpmış.
"baba ocağı"nız taa 12 eylül'de söndü, ikinci dünya savaşı'nın bittiğinden habersiz japon askerleri gibisiniz. uyanın artık. şimdi yeni şeyler söylemenin zamanı.
youtube.com/watch?v=z6-7... bu şarkı beni mi anlatıyor bana? dört günlüğüne doktor önlüklerinin beyazından kaçtım. bu şarkıyı dinliyorum. şaftı kaymış kalbim benden yardım dileniyor... the dead south, "broken cowboy", sugar & joy.
The Dead South – Broken Cowboy (Official Audio)
YouTube video by The Dead South
youtube.com
mola zorunlu olarak sona erdi sevgili günlük :( uluslararası geleneksel tıp festivalim, sürpriz bir programla kaldığı yerden devam...
5 ve 6, sırasını 7'ye verdi bugün. ben sözcüklerin emir kuluyum, boynum kıldan ince...
foucault'nun "biyopolitika"sından byung-chul han'ın "psikopolitika"sına... panoptikondan dijipanoptikona... bedenin esaretinden ruhun esaretine... itaatkár "köstebek"ten özgirişimci "yılan"a... fabrika vb duvarlarından açık ağlara... gardiyanlardan algoritmalara... insanlığın işi zor... çok zor...
bazı arkadaşlarımızı göremiyorum. krisztina meselâ, sayfasını silip gitmiş... :(((
tren takara tukara influenza istasyonundan bronşit istasyonuna, oradan da zatürree istasyonuna doğru ilerliyor. hemen atlamam lâzım trenden! 🥵
etrafındakilere her şart altında, kayıtsız şartsız, çaktırmadan hayat sevinci bulaştıran (bulaştırıveren) insan tipi... işte en sevdiğim insan tipi ve en gıpta ettiğim özellik.
okumak istediğim kitaplar/28 "kemalizmin solu aydınlanmanın sağı (post-post-kemalizm tartışmaları]", der: özgür emrah gürel, tanıl bora
"iradene sahip çık, nefsine hakim ol." yogi kâzım (anısına saygıyla)
şu yeryüzünde balporsuğu olmak varmış... yanlış formda gelmişiz :(