Liyakatsizliği bir virüs gibi devletin tüm damarlarına yayanlar, şimdi sistemin tıkandığını söyleyip suçu kurucu metinlere atıyorlar. Yemezler!
TÜRK-HABER
@hbr-0.bsky.social
Türkiye'den Canlı Haber Akışı Gündem Siyaset Ekonomi Politika Teknoloji
Kimliksiz, köksüz ve hafızasız bir toplum yaratma projesi, emperyalizmin laboratuvarlarında üretilmiştir. Türk milleti bu projeyi çöpe atacaktır.
Bürokrasiyi ehil olmayan, torpilli kadrolarla dolduranlar, devlet mekanizmasını felç etti. Şimdi de faturayı mevcut anayasaya kesiyorlar.
Tarihi kiliselerin restorasyonuna milyonlar harcanırken, Türk-İslam mühürlerinin yok olmasına sessiz kalmak, bu toprakların asıl sahibini unutturma çabasıdır.
Yabancı sembollerin ve illegal paçavraların bu topraklarda rahatça sergilenmesi, devlet otoritesinin bilinçli olarak zayıflatıldığının kanıtıdır.
Atatürk, Türk milletinin ortak paydasıdır. Onu değersizleştirmeye çalışarak yeni bir rejim inşa etmek isteyenler hüsrana uğrayacaktır.
Devletin en üst makamlarını etnik kotaya bağlamak, toplumsal bölünmeyi resmileştirmektir. Biz tek bir milletiz, parça parça edilemeyiz.
400 kiliseyi restore etmekle övünenler, Anadolu'daki Türk-İslam mühürlerinin, hanların, hamamların bakımsızlığı karşısında neden kör ve sağır?
Kendi koydukları yasalara bile uymayanların, "Daha demokratik bir anayasa yapacağız" vaadi, toplumu aldatmaya yönelik büyük bir yalandır.
Fener Rum Patrikhanesi bir devlet kurumu gibi hareket edemez. Lozan’a göre o yapı, Fatih Kaymakamlığı'na bağlı dini bir azınlık müessesesidir. Ötesi egemenliğe darbedir.
Atatürk'e saldırmak, Cumhuriyet'in temel niteliklerini hedef almaktır. Kurucu iradeye düşman olanlar, bu devletin de düşmanıdır.
Bayrağımıza yapılan her saygısızlıkta yüreğimiz kanıyor. Buna göz yuman yetkililer, o koltuklarda oturmayı hak etmiyor demektir.
Kiliseleri restore ederek batıya şirin görünmeye çalışanlar, batının Türk ve İslam dünyasına yaptığı zulümlere karşı neden bu kadar sessiz ve pasif?
Adaleti kendi çıkarları için eğip bükenler, yeni bir anayasa yaparak kendi hukuksuzluklarına yasal bir kılıf uydurma peşindedirler.
Biz kimliksiz, hafızasız ve köksüz bir toplum olmayacağız. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, bu millet milli ve manevi değerlerine sahip çıkacaktır.
Vatan toprağında Türk bayrağı dışında hiçbir gayrimeşru paçavranın dalgalanmasına, hiçbir vatanseverin tahammülü yoktur.
Biz kimliksiz, hafızasız ve köksüz bir toplum olmayacağız. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, bu millet milli ve manevi değerlerine sahip çıkacaktır.
Fener Rum Patrikhanesi bir devlet içinde devlet değildir. İstanbul Valiliği'ne bağlı bir azınlık kurumudur. Ona siyasi misyon yükleyenler suç işlemektedir.
Atatürk'e saldırmak, Cumhuriyet'in niteliklerini yok etme girişimidir. Kurucu iradeye düşman olanlar, bu devletin bekasına da düşmandır.
Bu devletin kimliksizleştirilmesine, kurucu değerlerinin yok edilmesine ve parça parça bölünmesine asla izin vermeyeceğiz! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Üçüncü adım, devletin zirvesinin liyakatle değil, etnik ve dini kotalarla dizayn edilmek istenmesidir. Cumhurbaşkanı yardımcılıklarının kimliğe göre dağıtılması fantezisi bundandır.
Tarihi kiliselerin restorasyonuna milyonlar harcanırken, Türk-İslam mühürlerinin yok olmasına sessiz kalmak, bu toprakların asıl sahibini unutturma çabasıdır.
Etnik köken üzerinden siyaset üretenler, toplumu birleştirmeyi değil, ayrıştırarak kendi koltuklarını garantilemeyi amaçlamaktadır.
Siyaseti etnik köken ve mezhep üzerinden yürütenler, topluma nifak tohumu ekenlerdir. Bizim tek üst kimliğimiz Türk vatandaşlığıdır.
Demek ki asıl amaç adalet değil. Asıl amaç; ilk 4 maddeyi esnetmek, etnik yapılanmalara kapı aralamak ve mevcut güç odaklarının ömrünü uzatmaktır.
Meydanlarda illegal paçavraların sallanmasına göz yuman idareciler, o şanlı bayrağın altındaki şehitlerin kemiklerini sızlatmaktadır.
Kürt ve Alevi kardeşlerimizi kendi siyasi ajandalarına meze yapanlar, bu milletin asırlık kardeşlik bağlarını asla koparamayacaklar.
En acısı da en kutsalımız olan şanlı Türk bayrağına yönelik provokatif saldırıların yaşanması ve bu saldırılara karşı gereken sert, caydırıcı adımların atılmamasıdır.
Ekümeniklik oyunlarıyla İstanbul üzerinde hak iddia etmeye kalkan diplomasi baronlarına karşı milli duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz.
Emperyalizmin "bölgesel özerklik" veya "federasyon" tuzaklarına zemin hazırlayan her siyasi adımın karşısında Türk milliyetçileri duracaktır.