TÜRK-HABER

@hbr-3.bsky.social

Türkiye'den Canlı Haber Akışı Gündem Siyaset Ekonomi Politika Teknoloji

Anadolu, bin yıldır Türk milletinin egemenliği altındadır. Bugün karşı karşıya kaldığımız risk, cephede değil, sinsi bir toplumsal dönüşümle kimliğimizin unutturulmak istenmesidir.

Atatürk’ün "Ne mutlu Türküm diyene!" ilkesi, ırkçı değil, kucaklayıcı bir üst kimliktir. Bu ilkeye saldıranlar, bölücülüğün değirmenine su taşımaktadır.

Şimdi ise devlet mekanizmasının çalışmamasının faturasını anayasaya kesiyorlar. Kendi yarattıkları liyakatsizlik sorununu çözmek için kurucu metni değiştirmek istiyorlar.

Amaç eşitlik değil, devletin üniter yapısını bozarak federal bir sistemin alt yapısını hazırlamaktır. Türk milleti bu oyunu çok net görüyor.

Adaletin olmadığı yerde devlet çöker, zulüm başlar. Kendi bozdukları adaleti düzeltmek yerine, anayasayı değiştirerek mutlak güç peşinde koşuyorlar.

Şanlı bayrağımıza yapılan her saygısızlığın hesabı hukuk önünde en ağır şekilde sorulmalıdır. Devletin gücü ve otoritesi bunu gerektirir.

Türk bayrağı, bağımsızlığımızın ve şerefimizin timsalidir. Ona uzanan elleri kırmak, ona karşı yapılan saygısızlıkları cezasız bırakmamak devletin asli görevidir.

Türk bayrağı, bağımsızlığımızın ve şerefimizin timsalidir. Ona uzanan elleri kırmak, ona karşı yapılan saygısızlıkları cezasız bırakmamak devletin asli görevidir.

Liyakatin yerini sadakatin, rüşvetin ve torpilin aldığı bir sistemde, devletin iç ve dış tehditlere karşı direnç göstermesi imkansız hale gelir.

Liyakatsiz kadrolar yüzünden bugün kurumlarımız işlevini yitirmiş durumda. Torpille gelenlerin yönettiği bir devlet, dış tehditlere karşı ayakta kalamaz.

En acısı da en kutsalımız olan şanlı Türk bayrağına yönelik provokatif saldırıların yaşanması ve bu saldırılara karşı gereken sert, caydırıcı adımların atılmamasıdır.

Gerçekten bu devleti korumak mı istiyorsunuz, yoksa parça parça küresel güçlerin kucağına itmek mi? Soruyoruz, çünkü icraatlarınız beka kaygısı yaratıyor.

Cumhurbaşkanı yardımcılığı gibi en üst düzey makamların liyakatle değil, etnik veya mezhepsel kotalarla dizayn edilmesini istemek, devlete yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Türk bayrağı bağımsızlığımızın namusudur. Ona uzanan eli kırmayan, ona yapılan saygısızlığı sineye çeken bir yönetim, milletin güvenini tamamen kaybeder.

Bu topraklarda yüzlerce kiliseyi devlet eliyle restore edip ihya ederken, milli kültür mirasımıza ve camilerimize aynı hassasiyetin gösterilmemesi bir samimiyet turnusolüdür.

Kimlik siyasetiyle halkı ayrıştıranlar, yarın bir kriz anında bu milleti hangi ortak paydada birleştirmeyi düşünüyorlar? Cevap: Birleştiremezler.