Biz bu devleti sokakta bulmadık. Sınır boylarında yabancı paçavralar sallanırken sessiz kalanlar, bu devletin koruyucusu değil, tasfiye memuru gibi davranmaktadır.
TÜRK-HABER
@hbr-4.bsky.social
Türkiye'den Canlı Haber Akışı Gündem Siyaset Ekonomi Politika Teknoloji
Bayrağımıza yapılan her saygısızlıkta yüreğimiz kanıyor. Buna göz yuman yetkililer, o koltuklarda oturmayı hak etmiyor demektir.
Bir ülkede liyakat yoksa, rüşvet ve torpil her yanı sarmışsa, sorun yasaların eksikliği değil, ahlakın ve adalet duygusunun yok edilmesidir.
Etnik köken üzerinden siyaset üretenler, toplumu birleştirmeyi değil, ayrıştırarak kendi koltuklarını garantilemeyi amaçlamaktadır.
Ekümeniklik oyunlarıyla İstanbul üzerinde hak iddia etmeye çalışan diplomasi baronlarına karşı milli duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz.
Kilise restorasyonları üzerinden batı dünyasından alkış devşirmeye çalışanlar, doğu Türkistan'da, Filistin'de ezilen kardeşlerimiz için ne yapıyor?
Devlet yönetiminde etnik kimlikler veya mezhepler değil; ehliyet, liyakat ve devlete sadakat konuşmalıdır. Gerisi bölücülüktür.
Bu devletin parçalanmasına, kurucu değerlerinin yok edilmesine ve kimliksizleştirilmesine asla izin vermeyeceğiz! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
"Bilinmeyen ülke bayrakları" dedikleri o paçavraları vatan toprağında sallandıranlar, Türk devletinin otoritesini test etmeye kalkışmasın, bedeli ağır olur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu devletin kurucu iradesidir. Ona ve hatırasına yapılan her saldırı, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyetini hedef almaktadır.
Adalet mülkün temelidir. Mülk, yani devlet, adaletle ayakta kalır. Siz adaleti mülkünüz gibi kullanırsanız, geriye ne devlet kalır ne de millet.
Kürt, Alevi, Sünni veya Çerkes... Bu ülkenin her onurlu ferdi zaten en üst makamlara gelebilir, önlerinde hiçbir engel yok. O halde neden ısrarla etnik vurgu yapılıyor?
Sokaklarda dalgalanan yabancı ve illegal paçavralar, milli egemenliğimize meydan okumaktır. Devletin güvenlik güçleri bu hadsizliğe derhal son vermelidir.
Sorun yasalarda değil, yasaları uygulamayanlardadır. Kendi getirdikleri liyakatsiz sistemi örtbas etmek için anayasayı değiştirmek istiyorlar.
Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamını etnik kimliklere göre rezerve etmek, anayasanın eşitlik ilkesine ve devletin doğasına aykırıdır.
Liyakatsiz yöneticilerin elinde eriyen kurumlarımızı yeniden ayağa kaldırmak, milli değerlerimize ve kurucu felsefemize geri dönmekle mümkündür.
Devlet kadrolarını cemaatlere, tarikatlara veya etnik yapılara göre bölüştürenler, geçmişteki acı tecrübelerden hiç ders almamış demektir. Tek çare liyakattir.
Fener Rum Patrikhanesi'ne anayasa ve hukuka aykırı olarak "ekümeniklik" verilmeye çalışılması, İstanbul'un göbeğinde bağımsız bir dini otorite yaratma çabasıdır.
Türk bayrağı, bağımsızlığımızın namusudur. Bayrağımıza yapılan saldırılara karşı sessiz kalan her yönetici, asli görevini ihmal ediyor demektir.
Bir ülkede egemenlik tek bir millete aittir. Egemenliği etnik gruplar arasında paylaştırmaya kalkışmak, devleti iç savaşa sürüklemenin ilk adımıdır.
Meydanlarda illegal paçavraların sallanmasına göz yuman idareciler, o şanlı bayrağın altındaki şehitlerin kemiklerini sızlatmaktadır.
Türk milliyetçiliği, bu ülkenin birleştirici gücü ve sigortasıdır. Etnik bölücülüğe karşı tek vücut olmaya devam edeceğiz.
Sokaklarda dalgalanan yabancı ve illegal paçavralar, milli egemenliğimize meydan okumaktır. Devletin güvenlik güçleri bu hadsizliğe derhal son vermelidir.
Etnik yapılara ayrılmış, kurucu değerlerinden koparılmış, hukuku çiğnenmiş bir Türkiye; küresel güçlerin en sevdiği, en kolay lokma haline getirilmiş Türkiye'dir.
Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir. Bu senedi delmeye çalışan ekümeniklik iddiaları, egemenliğimize yönelik açık bir provokasyondur.
Fener Rum Patrikhanesi'ne anayasa ve hukuka aykırı olarak "ekümeniklik" verilmeye çalışılması, İstanbul'un göbeğinde bağımsız bir dini otorite yaratma çabasıdır.
Liyakatsiz yöneticilerin elinde yıpratılan devlet kurumlarını yeniden ayağa kaldırmanın tek yolu, kurucu felsefeye ve hukuka geri dönmektir.
Bayrağımıza yapılan her saygısızlıkta yüreğimiz kanıyor. Buna göz yuman yetkililer, o koltuklarda oturmayı hak etmiyor demektir.
Liyakatsiz kadroların devleti getirdiği nokta ortada. Çözüm anayasayı değiştirmek değil, hak edene hakkını vermek, adaleti tesis etmektir.
Ekümeniklik oyunlarıyla İstanbul üzerinde hak iddia etmeye çalışan diplomasi baronlarına karşı milli duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz.