Mehveş Evin

@mehvese.bsky.social

Gazeteci ve yazar "A'dan Z'ye Buraya Nasıl Geldik" "Dünyanın Dibi Oteli" Kara Karga Yayınları

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik gelişme: İki DNA örneği artık şüpheliye işaret ediyor https://www.evrensel...

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik gelişme: İki DNA örneği artık şüpheliye işaret ediyor

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü halen aydınlatılmadı. Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuyla tespit edilen iki erkeğe ait DNA’ların kime ait olduğu soruları halen cevaplanmazken, Van ve Diyarbakır Baroları, Kabaiş ailesinin avukatları ile Adalet Bakanlığının ATK’den talep ettiği ek raporun da dosyaya konulduğu öğrenildi. Edinilen bilgilere göre; bir süre önce gönderilen ek raporda ATK’nin ilk raporda ifade ettiği bulaş ihtimalinin bertaraf edildiği ortaya çıktı. DNA’nın bulaş olmadığı kesinleşti Raporda daha önce bulaş ihtimalinin olabileceğini ifade eden ATK, ek raporunda ise otopside bulunan, cenaze bulunduğu sırada orada bulanan, cenazenin hastaneye taşınması sırasında yer alanlar ile Rojin Kabaiş’in irtibat kurduğu (üniversite ve diğer arkadaşları vb.) kişilerin yer aldığı 134 kişiden DNA örneklerinin alındığına dikkat çekti. Yapılan DNA eşleşmelerinde Rojin Kabaiş’in vücudunda bulunan iki DNA örneğinin 134 kişiden alınan DNA ile eşleşmediği için bulaş ihtimalinin ortadan kalktığını raporladı. Yani bu tespitle birlikte söz konusu bulunan DNA’ların bulaş değil, bulaş olabilecek kişilerin dışında birilerine ait olduğunu kesinleştirdi. Artık şüpheli yönünden değerlendirme yapılacak Bu raporla birlikte artık savcılığın şüphelendiği kişiler yönünden değerlendirme ve DNA karşılaştırması yapacağı öğrenildi. Raporun ardından en temel çekince noktası ise dosyanın bir belirsizliğe sürüklenebileceği. Hukukçular, dosyanın açıklığa kavuşturulması için en önemli donenin Rojin’in telefonundan çıkacak olan bilgiler olacağını ifade ediyor. Ne olmuştu? * Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı öğrenci yurdundan ayrıldıktan sonra üniversitenin göl kıyısındaki sahiline indi. O andan itibaren kendisinden haber alınamadı. Ertesi gün misafir öğrenciler tarafından şahsi eşyaları sahilde bulundu ve yurt yönetimine bildirildi. Ancak durum, yaklaşık 15 saat sonra ailesi ve polisle paylaşıldı. Kabaiş’in cenazesi, 15 Ekim’de kırsal Mollakasım Mahallesi’nde Mehmet Emin Ankay (60) tarafından bulundu. * Kabaiş’in son görüldüğü yer ile cenazesinin bulunduğu nokta arasında yaklaşık 20 kilometre mesafe. Uzmanlar, bu mesafenin Van Gölü’nde ters yönde olan rutin akıntılar ve Çarpanak Adası ile Burnu gibi doğal engeller nedeniyle yüzerek aşılmasının imkânsız olduğunu vurguluyor. Bu tespit, ölüme dair şüpheleri derinleştirdi. * Yurt kameralarına yansıyan görüntülerde Rojin Kabaiş’in plastik sarı terliklerle dışarı çıktığı görülmesine rağmen, bu terliklere ulaşılıp ulaşılmadığına dair dosyada herhangi bir bilgi bulunmuyor. Rojin Kabaiş, yurttan çıkmadan kısa süre önce annesiyle yaptığı 11 dakikalık görüntülü görüşmede markete gideceğini söyledi. Bu görüşme, ailesiyle kurduğu son temas oldu. * Rojin Kabaiş’in cenazesi bulunduğu gün Van Adli Tıp Kurumunda (ATK) otopsiye alındı. Van Barosu’nun talebi üzerine bağımsız bir hekim otopsiye katıldı. Hekim, Kabaiş’in sırtında, diz arkasında ve boynunda darp izlerini andıran morluklar tespit etti. Ancak bu izlerin oluşum koşulları açıklanmadığı gibi, resmi otopsi raporuna da yansıtılmadı. * İstanbul ATK tarafından 14 Kasım 2024’te hazırlanan otopsi raporunda, ölüm nedeninin “suda boğulma” olduğu ileri sürüldü. Ancak boğulmanın nasıl gerçekleştiği, ölüm zamanı ve suda kalma süresi gibi kritik detaylara yer verilmedi. Van Barosu'nun girişimiyle talep edilen ek rapor ise, sadece önceki rapordaki bilgileri tekrar etti. Van Barosu ile Diyarbakır Barosu’ndan avukatların müdahil olduğu dosya ile ilgili en önemli gelişme ise 11 Ekim tarihinde yaşandı. Van ve Diyarbakır baroları, Kabaiş’in avukatları soruşturma dosyasına dair ATK raporunu açıkladı. * Barolar, ATK’nin bir yıldır elinde bulundurduğu veriyi gizlemesi sebebiyle suç işlediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Raporun açıklanmasının ardından neredeyse tüm kentlerde Rojin’in faillerinin bulunması için çağrı yapıldı. * 13 Ekim’de Adli Tıp Kurumu, raporu ile ilgili bir açıklama yaparak, Rojin Kabaiş’in ölümünün suda boğulma sonucu meydana geldiğini; ancak olayın oluş şekli hakkında (intihar, kaza veya dış etken) kesin bir kanaate varılamadığını iddia etti. * ATK ayrıca, tespit edilen iki DNA örneğinin ölüm sonrası süreçte veya çevresel temas sonucu kontaminasyon (bulaşma) ihtimalini bertaraf edemediğini açıkladı. Bunun üzerine hem barolar hem de Adalet Bakanlığı, bulaş ihtimaline ilişkin bir kez daha ATK’den ek rapor istedi. * ATK gönderdiği ek raporda bulaş ihtimalinin ortadan kalktığını raporladı. (MA)

evrensel.net

👉Parfüm deposu iki kere şikayet edilmiş, 'adres bulunamadığı' gerekçesiyle denetlenmemiş 📌Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü adına Vali Yardımcısı, adres tespiti yapılamadığını söyledi. kisadalga.net/haber/gundem...

Parfüm deposu iki kere şikayet edilmiş, 'adres bulunamadığı' gerekçesiyle denetlenmemiş

Diolvası'nda 6 kişinin öldüğü parfüm deposu, daha önce iki kere yetkililere şikayet edilmiş. Ancak gelen cevaplarda adres bulunamadığı belirtmiş.

kisadalga.net

Tarihinde ağır saldırılara uğramış bir parti olarak, milletimizin iradesinden başka bir güce asla inanmadık. Bugün de hiçbir operasyona boyun eğmeyeceğiz, teslim olmayacağız! Bu akşam, milletimizle birlikte Kadıköy'deyiz! 🗓️10 Eylül Çarşamba ⏰20.30 📍Kadıköy, İskele Meydanı

Turizmde parıltının gölgesinde: Ödenmeyen ücretler Turizmde rekor ziyaretçi sayıları açıklanırken otellerde çalışan binlerce işçi aylardır ücretlerini alamıyor. İş bırakma ve oturma eylemleri yaygınlaşırken,… https://www.evrensel...

Turizmde parıltının gölgesinde: Ödenmeyen ücretler

Antalya’da turizm sezonunun sonuna yaklaşılırken, bölgedeki birçok otelde aylardır ücretlerini alamayan işçiler, ciddi finansal ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verileri, sezonun turist sayısı açısından başarılı geçtiğini gösteriyor. Ocak-ağustos döneminde Antalya’ya gelen turist sayısı 11 milyon 702 bine ulaşmış durumda. Ancak, bu yoğunluğa rağmen, birçok turizm işçisi düzenli olarak ödenmeyen maaşlar nedeniyle haklarını aramak zorunda kalıyor. Toplu iş bırakma eylemleri yaygınlaşıyor Geçtiğimiz hafta, Side’de bulunan ve yaklaşık 650 kişinin istihdam edildiği Win Otelde çalışan işçiler, iki aydır maaşlarının ödenmemesi gerekçesiyle iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Bu eylemin medyada yer bulmasının ardından, farklı otellerde benzer sorunlar yaşayan işçiler de seslerini duyurmaya başladı. Otel isimleri değişse de sorun aynı: Geciken ve aylarca ödenmeyen ücretler. Win Oteldeki işçilerle yapılan görüşmeler, durumun vahametini ortaya koyuyor. Bir işçi, “Okullar açılıyor, malzeme alacak param yok. Alacağım maaşa güvendim, fakat ödenmedi. Ne yapacağımı bilmiyorum” derken, bir diğeri maaşların ödenmemesi üzerine birçok meslektaşının işten ayrılmak zorunda kaldığını belirtti. Aynı otelde kalan az sayıdaki işçiye ise, önceden yapılmış rezervasyonlu misafirlere hizmet verilebilmesi için kısmi ödeme yapıldığı iddia ediliyor. Oysa otel yönetimi, eylem günü yaptığı açıklamada tüm alacakların o gün içinde ödeneceği sözünü vermişti. Sorun sadece bir otelle sınırlı değil Kemer, Göynük’teki Fashion TV Otel çalışanları da aynı sorundan mustarip. İşçiler, ödenmeyen maaşları için oturma eylemi yaptı. Yetkililerin “1-2 gün içinde yatacak” sözüne güvenerek işbaşı yapan işçilerin maaşları hâlâ ödenmemiş durumda. İşçiler, otelin 29 Temmuz’da el değiştirdiğini ve yeni işletmecinin, “Sizlerin alacakları beni ilgilendirmez” diyerek sadece avans niteliğinde bir ödeme yaptığını aktarıyor. Kemer’deki 5 yıldızlı Graver Selekt Otelde ise maaşların “parça parça” ödendiği belirtiliyor. Bir işçi, “Temmuz maaşı ağustos ayında üç farklı tarihte, üç parça halinde yatırıldı. Bu durum bizim için çok zor” diyerek sistemin yarattığı sıkıntıyı özetliyor. Konkordato ilanları endişeyi artırıyor Sorunun boyutunu gösteren bir diğer gelişme ise, Manavgat’ta Kalia Beach Hotel Side’yi işleten Side Turistik İşletmeleri AŞ’nin mali kriz gerekçesiyle konkordato talebinde bulunması oldu. Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi, şirkete 3 aylık geçici mühlet verdi. Bu tür gelişmeler, sezon sonunda daha fazla işletmenin benzer mali sıkıntıları gündeme getirebileceği ve işçi mağduriyetlerinin artabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Antalya turizminin parlak istatistiklerine rağmen, sektörün temel taşı olan işçiler, ciddi bir ödeme kriziyle boğuşuyor. Yaşanan mağduriyetler, turizm sektöründeki finansal yapıların ve işçi haklarına ilişkin denetim mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. İşçiler, yetkililerin soruna acilen müdahale etmesini ve alacaklarının tahsil edilmesini bekliyor.

evrensel.net

X, Instagram, YouTube ve TikTok'u etkileyen bant genişliği daraltması yaşanıyor. WhatsApp ve Telegram ise (şimdilik) sadece bazı servis sağlayıcılarında sorunlu.

Bild

Murat Çalık’ın annesi Gülümser Çalık: "Görmem engellendi. Ne zaman göreceğim belli değil. Bugün 11. kata çıktım ama görme imkanımın olmadığını söylediler. Adalet Bakanıma güveniyorum, o da vicdanlıdır, onun da bir annesi vardır. Annesine sorarak benim içimin nasıl yandığını öğrenebilir"

Süleymancılara ait yurtta 11 yaşındaki çocuğu istismar eden imama verilen 28 yıllık hapis cezasını bozdu indirim istedi. Gerekçe: “Sicilinin temizliği” https://www.evrensel...

Yargıtay istismar sanığın imama verilen cezayı bozdu indirim istedi: Gerekçe: Sicili temiz

İstanbul’da Süleymancılara ait erkek öğrenci yurdunda 11 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan sanık İmam İbrahim Sığın’a verilen 28 yıllık hapis cezası Yargıtay’da bozuldu. Bozulma kararına gerekçe olarak sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan kötü bir tutumunun olmaması ve ‘sicilinin temizliği’ gösterildi. BirGün gazetesinden İlayda Kaya’nın haberine göre, Ümraniye’deki Süleymancılara ait Osmangazi Arifiye Ortaokul Erkek Öğrenci Yurdu’nda 11 yaşında bir çocuk yurtta imamlık yapan İbrahim Sığın tarafından 2 sene önce istismar edildi. Çocuğun yaşanılanları ailesine anlatması üzerine aile şikâyette bulundu ve İbrahim Sığın tutuklandı. İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında, sanık İmam İbrahim Sığın’a, "cinsel istismar" suçundan, 28 yıl hapis cezası verildi. Ancak cezanın bozulması talebiyle dosya Yargıtay’a taşındı. ‘İstinaf başvurusunun esastan reddine kararı’ talebiyle taşınan suç, Yargıtay tarafından bozuldu. Bozulma sebebi olarak sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan kötü bir tutumu olmadığı ve sicilinin temiz olduğu işaret edildi. İndirim uygulanmadığı da kaydedilen gerekçede özetle şu ifadeler kullanıldı: “İlk Derece Mahkemesi’nin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak; sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 Sayılı Kanun’un 62. Maddesi’nin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında soyut ve yetersiz gerekçelerle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.” Avukatlar kararın Yargıtay’dan dönmesine tepki gösterdi. 19 Haziran’da görülecek duruşma öncesi yetkililere çağrı yapan avukatlar, “Sanığın cezasında indirim uygulanmamalı” dedi. Avukatlar en üst haddene ceza verilmesini talep etti.

evrensel.net

Davada "sanık" olarak yargılanan Baro Başkanı ve yönetim kurulu üyesi avukatlar ile avukatları, Av. Fırat Epözdemir’in Çağlayan Adliyesi’ndeki duruşması sebebiyle Silivri'deki duruşmaya katılmadı. Mahkeme başkanı, sanık avukatlarının mazeret dilekçesi sunarak duruşmaya katılmadıklarını belirtti.