nagihanta

@nagihanta.bsky.social

Görüştüğümüzde iyi vakit geçirdiğimiz, ayrılırken “sık sık buluşalım” dediğimiz ve sonra aylarca arayıp sormadığımız arkadaşlarımız gibi bi uygulama bu, itiraf edelim.

kapladığı yer her gün daha çok büyürken duygularımla verdiğim savaşa yenildim. bugün kendi içimde başa döndüm. neresinin tam olarak baş olduğundan emin değilim ama bugün olmak istemediğim haldeyim. evet umudum yok ama kalbim söz dinlemek bilmiyor, kabullenmeyi, vazgeçmeyi bilmiyor. ağlatıyor beni.

"ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün, ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün; serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim; sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata, ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta"

seçemediğimiz ama hayatımızın merkezine yerleştirdiğimiz türlü tane şeyi seçebiliyor olsaydık ruhumuz daha mutlu olur muydu, yoksa yine yanlışı seçip ömrümüzü o zaman da karartır mıydık?