burada "sevmiyor olabilirsiniz ama..." diye başlayan greta thunberg savunuşlar yok. dahası benim önüme yandaş kitleden çıkmış hakareti alıntılayıp savunma da düşmedi. hmm... hem iyi, hem de herkes nerede???
bunu insanlara anlatmaktan dilimde tüy bitti. yazı sevmiyorum çok diyorum, e sen çok üşürsün diyorlar. diyorum bahar var? yok neymiş bahara kıyafetleri yokmuş. bahar daha uzun olsa, hakkını alsa, ona göre kıyafetler de olurdu. kısa diye görmezden geliyorsunuz. bahar mis, ikisi de hem de.
yav baharcı olamıyor muyuz? illa yazcı ya da kışçı mı olmamız lazım? hatta ilkbaharcıyım, sonbaharı da sevmem. direkt erik ağacıyım hatta.
ilk defa sahibinden kullandım kapsamlıca. ios uygulaması çok feci. ikide bir ilan açarlar ios developer için, bi ara team lead de arıyorlardı sanki. gerçekten lazımmış yani... çok pis konuştum ama öyle.
son haftalarda beni en mutlu eden şey flüt çalışmak ve çalmak oldu. yıllardır gelgitli takılırım kendisiyle ama bu ara disiplinli şekilde çalışıyorum, gelişme görüyorum diyafram ve seslerimde ve sonra hep çaldığım parçaların daha güzel halini çaldıkça mutlu oluyorum.
spotify'da aramaya happy mix yazdım, hazırladığı playlist'i getirdi. üçüncü şarkı mr. jones. mutlu değil, hiçbir şeye inanmadığı için keşke inansam diyen, anlam arayan adamın şarkısı. tanıdık bulurum, çok severim de mutlu değil yani. open.spotify.com/track/5DiXcV...
Mr. Jones
Counting Crows · August And Everything After · Song · 1993
open.spotify.com
kusura bakmayın, bugün twitter'da takılmışım. iki yeri de esişe göre kullanıyorum da... burada bug var bu arada. ios uygulamasında. yazarken arka plana atarsanız geri açtığınızda boş ekran göreceksiniz. şöyle yani 👇🏻 bu uygulamaların bug'ını bulmaktan bıktım haa 🤦🏻♀️
instagram'da atılan sesli bir mesajın transkriptini çıkarttırdım, türkçe, çok iyi çıktı. şaşırdım, beğendim 🤌🏻
spotify'da çok playlist'im var da, bi içinde bi kelimenin harf harf okunduğu şarkıları topladığım spelling'i, bir de dinlendirici ama az çok hüzünlü şarkıları topladığım kadın vokalli tıntın güzellikler'i asırı seviyorum. ego var bakın, onu da severim. feci ego okşayan şarkılar. hobi bu da herhalde.
lazer operasyon oldum, miyopum iyileşiyor ama alışkanlıklarım hafif hafif dürtüyor beni. televizyon karşısına geçince gözlük takma ihtiyacı duyuyorum, eve gelince dışarıdan lens çıkarmam lazım gibi geliyor ve bunları yapmayınca resmen eksiklik hissediyorum. şikayetçi değilim tabii ki ama şaşırtıcı.
squid game'in 3. sezonu gelecekmiş. ben 2. sezonu izlerken sıkıldım. öyle mana arayışı falan değil, bayağı sıktı beni. sonu malum bir hikaye izlemek geliyor bana.
popüler hemen her şeyi denemezse ölecek hastalığına yakalandığım için bu ara matcha keşfine daldım. ekipmanları, iyi matchayı alacam da seversem alayım diye önce deniyorum. dışarıda ilk içtiğim korkunçtu, çimendi resmen. şimdi fomilk'in şu hindistan cevizlisini içiyorum. bi tat yok, içilir.
ben chatgpt'yi bayağı kullanıyorum. öyle böyle değil, cılkını çıkardım bu ara. dolapta hamsi tava var, en iyi nasıl ısıtırım da diyorum; şu bilgisayarı satacam, hangi ss'leri alayım da. göz lazer operasyonlarını da inceletiyorum, operasyon sonrası göz damlası dökerken ıvır zıvır halleri de.
windows bilgisayarımı açtım, sıfırlıyorum ve satarım 3-5 liraya diyorum. öyle bi nostalji dalgası çöktü ki üstüme, anlatamam. pis apple. (gereksiz kızdım şimdi)
en kötü bond da daniel craig. izlemedim gerçi ama olsun, çünkü o hollywood'un en gereksiz aktörü bence. ısınamadım kendisine biliyo musun?
Çok uzun düşündüm. En iyi bond Pierce Brosnan. Konu tartışmaya kapalı
duygusal bir dönemde olunca insan, vizontele izlerken tüm sahnelerde "aslında bu çok üzücü" diyor. çok afedersin film.
son zamanlarda bi yandan openai'ın chatgpt'yi sürekli aşırı geliştirnesi konu oluyor, diğer yandan da chatgpt'nin kişiye özellikle samimiyet ve pozitif hava için nasıl saçma cevaplar verdiği. bütün bu muamma içinde ben ses kaydımı teknik açıdan analiz etmesini istiyorum ama hiç de güvenemiyorum.
gündemden kopup film izleyeyim diyorum, gidip küflü film seçiyorum, gelen sahneye bak. adalet, neredesin?!!
yıllar sonra woody allen'ın manhattan'ını yeniden izledim. filmin genelini unutmuşum ama ilk izlediğimde de sayın allen nasıl bu kadar "çekici adam" oluyor diye düşünmüştüm, şimdi de aynısı oldu. resmen hayallerini kitap, film yapmış gibi.
çok verimli bir gündeyim ve bugün bi yerleri kurtarmazsam yazık olacak gibi hissediyorum 👊🏻
ilk vikipedi editim hayırlı olsun. arkadaş, kitap hakkında yazı yazarken biraz imlaya ya da paragraf içi fiil çekimi bütünlüğüne dikkat et. aaa...
bu ara kafamı çevirdiğim yerde orhan şener deliormanlı'yı görüyorum ve anlatımını zaten sevdiğim için dinliyor ya da okuyorum. ama birkaç şey söyleyecem. @orhan-sener.bsky.social
musescore çok güzel bir uygulama geliştirmiş. bug var; login olmadan önce bi onboarding anketi yapıyorlar, sonra login olunca aynı anketi bir daha getiriyor önüne. ama notalar kısmını çok beğendim. özellikle zoom ve çalma için.
bu dünkü doğum pankartının gündemi bulandırmak için çıkarıldığını ve sürekli "gündemi değiştirme!" diye bağıran insanların buna atladığını düşünüyorum. düşünmeden tepki var bence biraz.
bu ülke beni üzüyor. kızgınlık, direniş, tepki, çaba ayrı. yine umut veya umutsuzluk asırı bahsettiğim üzüntüden. benim de, neredeyse tüm insanların da (yüzde olarak) şansına yaşayışı, farklı konularda düşük standarda uyum sağlaması, güveneceği hiçbir kurumun olmayışı bayağı üzüyor.
uzun, upuzuuun zaman sonra steam'e girecek oldum ama mobilden. iki saat türlü authentication'ları geçtikten sonra içeride eski oyun oynadığım günleri özledim. civ 7'yi alsam mı ya? ama nasıl pc ister bakmam lazım. pff...
cidden hayret ediyorum. mehmet şimşek enflasyonu düşürdüm diye sevinecek. olan civar esnafa oluyor. öğrenciler anlamadı diyorum, kimse anlamıyor.
💰 Boykot kamuoyu oluşturma çabaları artıyor. "Boykota devam, hükümete para yok" diyorlar.
mehmet şimşek zaten tüketim azalsın diye çabalamıyor muydu? benim mi yanlışım var?
günaydın emekçi yoldaşlar 👊🏻 haftaya başlarken yanı başımda artık okuması eziyet haline geçmiş sevme sanatı ile bakışıyoruz. öbür okuduğum kitap bitti de... sevmedim seni erich fromm. çok gelenekçi geldin bana. bakalım.