gökçe

@ngokcet.bsky.social

nobody expects the spanish inquisition

çocuğunuz anksiyeteye mi yatkın? bu yönünü iyice besleyin ki elinizde egzama görürse yarım günde cildiyeciye dönüşsün. üstelik size özel hazırlanmış egzama bakım rutininiz ve günde 2 pansuman hizmetiniz -5.000 tl değerinde dermokozmetik ürünle birlikte- bedava!

annem geldi. annem döverek sever, sevdiğini incitir, her anlamda. hayatımı ve karakterimi borçluyum. çalışkan, neşeli, çılgın bir espri anlayışı var. sinirlendiğinde ondan korkarım. az önce yine sıktı tüm yüzümü, "iyi ki zamanında doğurmuşum," dedi. "keşke aynı senden bir tane daha doğursaymışım."

fatih’e bakıyorum. çıldırmış herhalde. kendisine brovni yapıp verdim. kanepede gözlerinin içi güle güle yiyor, nasıl mutlu. benim brovniyle bu kadar mutlu olmam için aklımı peynir ekmekle yemiş olmam gerek. sanki bütün sorunları çözüldü. böyle adamı kandırırlar vallahi.

rabbim karşıma çıkıp dese ki "eveeet gökçe bugün şanslı günün, ne derdin var çözülmeyen söyle çözeceğim", anında yapıştırırım -en sevdiğim beyaz tişörtlerimi uzatıp her birinin göğsündeki o TEK damlayı gözüne sokarak- "kurbanın olayım şu geçmeyen lekeleri geçir."

imamoğlu tutuklandığında nasıl da başka bişey konuşamıyorduk. şimdi ise sinem dedetaş’ın tutuklanma talebi’ haberinin hemen altında istanbul’un en iyi sahaflarını tartışabiliyoruz. işler kötü gittiğinde zihni korumak için rutinlere tutunma kuralı sevgiliden ayrıldığın zamanlar için falan olmalıydı.

rüyamda hande baladın’ın işlediği bir suçtan ötürü eli kesilecekti. ben de milli sporcudur, benden gençtri, önümüzde de eurovolley var diye kendi elimi onunki için feda ettim. maşallah hemen de tamam dediler infazcılar. önce parmaklarım ve en son kalan ayamı kestiler. acımadı ama korktum valla.

rüyamda katlanabilir tencere kapağı icat ediyordum. bir kasnağa geçirilen ısı geçirmez bir kumaş. bir de oğlumuz vardı, bebek. neşeli, bıcırık bişey. fatih’e benziyor ama sarışın. kapağı elinde sallayarak dolaşıyordu, elinden almaya çalışıyordum ama bezli çıplak haline gülmekten alamıyordum. eşek.

rüyamda askere çağrılıyordum. ankara çıkmış. gittim. bavulu açınca adım atacak yer kalmayan babaanne yorganlı buz gibi, penceresiz bir odaya koydular beni. yıl sonu müsameresi (?!) için de verecek görev bulamadılar: "çok bi yeteneğin var gibi durmuyor". "şarkı söyleyebiliyorum," dedim. inanmadılar.

amfitiyatro inşa edip turistlere eski "antik Roma amfitiyatrosu" olarak tanıtan adamı duydunuz mu. turistlerden kişi başı 40 euro alıyormuş. işte. bazıları girişimci doğar.

karşı apartmandaki komşum şu sıralar her akşamüstü chopin açıyor. akşamın sarı ışığında yaprak sesleriyle o piyanoyu dinlemek öyle büyülü ki sanki rüyadan uyanıyorum. ha diyorsun çok seviyorsan sen niye açmıyorsun, kardşm ben iş gününü bach’la açar, radyo eksen’le devam eder, manifest’le kapatırım.

fatte. veya fatteh. sarımsağı çek, tuzla döv, tahinle beraber yoğurda karıştır. nohut haşla, paprika, kimyon, susam, karabiberle kavur. tahinli yoğurdu ser, nohut da üzerine. ince pita ekmeği veya yufka kızart, çıtırdasın, o da tabağa. file badem, ceviz, o da. en üste sumak. lübnan'dan sevgilerle.

bugün uyuduğum saatler: 00:00-06:30 13:00-14:00 16:00-21:00 maç ve ders hariç BÜTÜN GÜN UYUDUM BÜTÜN GÜN. bir yemek yiyip tekrar uyuyacağım.

ya şu 37 yıldır değişmez mi. babam, annem, kuzenim, teyzem, canım sevgilim, saat 11'i geçtiği an uyumamı istiyorlar: - tamam hadi yat uyu - hayır konuşalım sohbet edelim - çok yorgunsun uyu - ama şunu anlatmam lazım - gözünden uyku akıyor uyku - ama aklıma şey geldi derdimi anlatsam uyuycam belki

parti logosundan sonra “stratejik olarak doğru bulmuyorum”cularla “aceleye getirilmiş”çiler de geldi. saç baş yoldurtacak bi muhalefet seçmeni geliyor yine.

2 gün önce fatih’le bir evden sokağa taşan tartışmaya kulak misafiri olduk. adam “beni boğuyorsun!” diyordu, kadın da aralıksız suçlamadaydı. “biliyor musun,” dedim, “neyi bu çiftten daha iyi yaptığımızı bilmiyorum.” fatih “hoşgörü sanırım,” dedi. ben de “ama benden sana, di mi?” dedim. the end.

özgür özel dün toplantıdan sonra ESPRİ yaptı diye keyifli olduğu düşünülmüş. bence o şu daha çok: hani her şey inanılmaz kötü gider de beynin kafası karışır, çareyi kendini güldürmekte bulur. sarkazm.

artık söyleyebilirim. rahat bir emeklilik, ev, araba, elektronik, zaman zaman giyecek ve hatta yiyecek için ayırmam gereken parayla çıktığım seyahatlerimde çektiğim fotoları şurada paylaşıyorum: www.instagram.com/klasor02?igs... ilginizi çekerse 12 takipçili hesabıma beklerim 🤷🏻‍♀️

BildBildBildBild

pınar fidan’ın gösterisini izledim. hayatımda ilk defa bir komedyene bilet aldım, pes’ten beri merak ediyordum. sonuç gülmekten yanaklarım ağrıdı. VE hep mi böyleydi bu kız bilmiyorum ama en az deniz kadar politikti. nasıl desem dayanışma gibi. ayrıca çok güzel. bilmiyorum ben çok beğeniy-

fibromiyalji deneyimi olan varsa egzersiz olur besin desteği olur her türlü deneyim paylaşımına beklerim. (ciddi olduğum bir an) benim deneyimim ilaç beni biraz fazla mutlu etti ne diyebilirim ki ooh baby. (ciddiyet geldi ve geçti)